GPS’lesekde mi gitsek,GPS’lemesekde mi gitsek?

Uzun ve yorucu bir haftanın ardından bir hafta sonu kaçamağı yapmaya karar verdiniz. Arabaya atlayıp gidebildiğimiz yere kadar gieceksiniz. Teknolojik alet edevata meraklı biri olarak da yanınıza bluetooth GPS’inizi ve GPS yazılımı yüklü PDA’nızı aldınız. Gideceğiniz yeri PDAnıza girdiniz ve ardından GPS yazılımı sizi gideceğiniz yere kadar götürdü.

Bu senaryo herşeyin ideal olduğu bir dünya da gerçekleşebilir. Ancak hepimiz biliyoruz ki, bizim yaşadığımız dünya,  o dünya değil .

Gelelim gerçek hayatta başımıza geleceklere. Bunun için Senaryomuzu şöyle kurugulayalım.

İstanbul Sarıyer’den çıkıp Bursa’ya eski bir arkadaşınızı görmeye gidiyorsunuz.Yanınızda IGo 2006 yüklü hp rw6815 PDA’nız ve bluetooth GPS’iniz var. Hemen aracınıza kurulup PDA’nızı ve GPSi uygun noktalara yerleştiriyorsunuz. Ardından “find&go” seçeneğiyle Bursa’yı aratıp ; yola koyuluyorsunuz. GPS programınız Bursa’ya kadar bir yol çiziyor ve her adımda size neler yapmanız gerektiğini bozuk Türkçesi ile söylüyor.

Dayanamayıp sesli geri besleme özelliğini İngilizce’ye çeviriyorsunuz. Bu arada 2. köprüyü geçip Topçular-Eskihisar feribotuna doğru yol almaktasınız. Yola devam ederken GPS cihazınız sizi birkaç kez 200 metre sonraki çıkıştan sağa girmeniz gerektiği konusunda uyarıyor. Bakıyorsunuz ki parayı bol bulan cihaz hızlı feribotu tercih etmeye çalışıyor. Hemen harita bölümünü açıp normal feribot iskelesini bulup “add via..”seçeneği ile rotanızı iskeleden geçecek şekilde ayarlıyorsunuz. Ama o da ne !!! GPS cihazınız size yeni bir rota sunuyor: “2 kilometre sonraki çıkıştan çıkın. U dönüşü yapıp geldiğiniz yoldan geri gidin. Sonra hızlı feribotla Yalova’ya geçtikten sonra kuzey-doğuya yol alıp normal feribot iskelesine ulaşın”….
Bir an içinizden “acaba GPS’i mi dinlesem?” diye geçirdikten sonra yola devam ediyorsunuz. Bu arada GPS’iniz bulduğu her fırsatta sizi otoban’dan çıkarıp hızlı feribota götürmeye uğraşıyor. Bir yandan yolla uğraşırken bir yandan gps’inize laf geçirmeye uğraşıyorsunuz. Daha feribota gelemeden PDAnız “benim pilim azalıyor ona göre…pilim bitince yolunu şaşırırsın. bak söylemedi deme” diye uyarıyor. Güç bela normal feribota ulaşıyorsunuz. PDA’nızı araç çakmağından şarj ederken çayınızı yudumluyorsunuz. … … …

Sizce de hayatımızı kolaylaştırması için tasarlanmış sistemlerin gerçekten de hayatımızı kolaylaştırması gerekmez mi? Ülkemizdeki yolların durumu ve her aybaşı değişmeleri de göz önüne alındığında gps’lerimize güvenmek ve onların dediğini yapmak pek de akıl karı görünmüyor. Elbette gps sistemlerinin ülkemizde de güvenle kullanılabileceği zamanlar gelecek ancak o zamana kadar tedbiri elden bırakmamakta fayda var. Yoksa sonumuz TIR şöförü vatandaşımız gibi olabilir.

Dip Not:

Biraz önceki senaryoyu birebir yaşamış birisi olarak tavsiyem;

  • Hiç bilmediğiniz bir yola gidecekseniz mutlaka bir harita edinin. Bir bilenden yol tarifi alın.
  • Önceden bildiğiniz bir yolda ilerleyecekseniz gps’inizin önerilerine kulak verin ama yine de aklınızı kullanın.

Pazar, Ağustos 17th, 2008. Filed under: Bilgisayar Mobil Yazılım

Add your comment